Serinlemek için buzdolabına girdiler ve…  |  Rizede Sel Felaketi  |  Ölene Kadar Çıkamaz  |  İran Soykırım Dedi  |  Kafa Karıştıran Soru  |  Bu İşin İçinde AKP Var  |  Canlı yayında rakı kavgası  |  YSK’dan mühür kararı  |  HoşGeldin 11 Ayın Sultanı ! Ramazan  |  Servis Faciası  | 
En Yeni Okey Oyuncuları
GençOkey Oyun Odalarına Üye Olup Sizde Hem Eğlenin Hem Yeni Arkadaşlar Edinin.

  • ---dilaRam---

  • camdere

  • NaiseeHiz

  • afra35

  • pilot_76

  • e-semah
 
 
Bu yaz en çok onlar okundu

Alınan bilgiye göre, Ahmet Ümit’in son kitabı “İstanbul Hatırası” ile 2010 yazına damgasını vurduğu görülen listede, geçen yılın yaz döneminin en çok satan kitabı olan Elif Şafak’ın “Aşk”ı hala en çok satanlar arasında yer alıyor.

Ümit’i, “Ölü Ruhlar Ormanı” ile Jean-Christophe Grange, “Otostopçunun Galaksi Rehberi” ile Douglas Adams, “Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer” ile Thomas Cathert ve “On iki” ile Jasper Kent izliyor.

Listeye giren kitapların 12′si Ahmet Ümit başta olmak üzere İpek Çalışlar, İhsan Oktay Anar, Falih Rıfkı Atay, Oğuz Atay, Elif Şafak, Ertuğrul Özkök, Ece Temelkuran, Vahdettin Engin, Gürkan Hacır, Sabiha Paktuna Keskin, Sadun Boro ve Y. Akın Öngör gibi Türk yazarların eserlerinden oluştu.

Bu yaz en çok onlar okundu

Kitabın konusu:

Bu kitabı sıradan bir polisiye romandan ayıran birçok özellik var. Her şeyden önce zengin kadrosu ile İstanbul Hatırası, çeşitli kesimlerden İstanbulluyu bir araya getirerek içinde barındırdığı alt öykülerle zengin bir yapı sunuyor. Birbirine bağlanan bu alt öyküler bir yandan gerilimin etkisini artırırken bir yandan da romanı şenlikli ve çok yönlü bir yapıya ulaştırıyor.

Bu yaz en çok onlar okundu

Kitabın konusu:
Galaksinin haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak bir güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymundan gelen halkı genellikle mutsuzdu. Ağaçlardan inmekle büyük hata yaptıklarını düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bazıları ağaçlara çıkmanın bile hamle olduğunu ve okyanuslardan asla ayrılmamış olmaları gerektiğini söylüyordu. Sonra adamın birinin, sırf değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazık davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için bir ağaca çivilenmesinden yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü, o önemsiz gezegen bir kestirme yol uğruna yok olup gidecekti.

Bu yaz en çok onlar okundu

Kitabın konusu:

Bu kitapla birlikte kendinizi olağanüstü eğlenceli bir felsefe dersinin içinde bulacaksınız. Felsefi kavramların esprilerle nasıl aydınlatılabileceğini, mizahın da aslında büyüleyici bir felsefi içerik barındırdığını göreceksiniz. Ama bir dakika… Bu iki kavrayış yolu, yani felsefe ile espri aynı şey mi yoksa? Fıkra ve esprilerin kuruluşu ve etkisiyle felsefi kavramların kuruluşu ve etkisi aynı malzemelere dayanmaz mı? İkisi de aynı şekilde aklımızı gıdıklamaz mı? Şey, biraz düşünüp sonra söylesek?

FaceBook'Ta Paylaş
Etiketler :

Yorumlarınızı Bizlerle Paylaşın :